İKSV AKADEMİ IAPS-CSBE 2014 ETKİNLİKLERİ

Maltepe Üniversitesi - Mimarlık ve Tasarım Fakültesi

Temmuz 2014 - Aralık 2014

2. İstanbul Tasarım Bienali’nin “Gelecek Artık Eskisi Gibi Değil /  The Future is Not What it Used to Be” ana teması çerçevesinde düzenlenecek olan IAPS-CSBE Network Aktiviteleri, aynı Network’ün 1. İstanbul Tasarım Bienali Akademi Programı temasının bir devamı olarak, “Bir ‘Palimpsest’ Kent Olarak İstanbul’da Gelecek Artık Eskisi Gibi Değil” başlığı altında gerçekleştirilecektir. Bienal sürecince devam edecek olan IAPS-CSBE Network Aktiviteleri, makale seçkisi, tasarım atölyeleri, öğrenci fikir yarışması, sergi/kolokyum/sempozyum ve yayın-kitap olmak üzerebirbiriyle ilişkili adımlardan oluşmaktadır. Bu aktivitelerde, İstanbul’un hızlı değişim ve dönüşümlerden geçmeye devam eden çok katmanlı yapısının zemin hazırladığı alternatif manifesto[2] ve diyalog olanaklarının tartışılması ve bu bağlamda İstanbul’a dair gelecek öngörülerinin ortaya konması hedeflenmektedir.

Ana Tema

BİR  ‘PALİMPSEST’[3]  KENT OLARAK İSTANBUL’ DA GELECEK ARTIK ESKİSİ GİBİ DEĞİL

Dünyanın sosyo-kültürel, fiziksel, ekonomik, politik, toplumsal ve teknolojik dinamikler çerçevesinde sürekli değişimi, kentlerin, gündelik yaşam biçimlerinin, mekânsal pratiklerin ve kentle kurduğumuz ilişkilerin değişim ve dönüşümünü de beraberinde getiriyor. Böylece, süregelen yeniden yapılanma ve değişim sürecinde kent, kentli ve mimarlık arasındaki dönüşümsel ilişki de dramatik bir görünüm kazanıyor. Bu süreçte, kimi zaman kendiliğinden kimi zaman ise müdahalelerle sürekli biçimde yeniden üretilen mekânlar, zamansal ve mekânsal katmanlaşmayı oluşturduğu gibi, sosyo-kültürel ve toplumsal katmanlara da ilişkin referanslar içeriyor. Bu farklılaşan katmanlar, kentlerin değişiminin çözümlenmesi sürecinde incelenmesi ve açıklanması gereken temel bir olgu olarak pek çok disiplin için güncel çalışma alanları yaratıyor. 

Her “yer”in aynılaşmaya başladığı günümüzde, küresel eşitsizliklerin rasyonelleştirilmesinde kullanılan, rekabet, markalaşma, gelişim, vb. pek çok söylem aslında bu hızlı dönüşümün özneleri olması gereken bireyleri/kentlileri de farklı taktiklerle öteliyor. Manifestoların tam da bu özne olma durumunun muğlâklaştığı dönemlerde bir çığlık, arzu, talep çağrısı olarak ortaya çıkması kaçınılmaz oluyor. Bu çok katmanlı yapı içinde kentler; göç, politika, tüketim, hız, teknoloji, aidiyet, kimlik, bellek, ayrışma, kültür vb. gibi çeşitli kavramlar aracılığıyla her gün yeni manifestolar ve diyaloglara zemin hazırlarken, bu üretimlerin mekânsal karşılıkları aracılığıyla ise zamansal olarak bugünle –yani gelecekteki geçmişle– gelecek arasında çoğul kesişim noktaları yaratıyor.

Karmaşık bir ağlar sistemi ile birbirine bağlı ve sürekli bir etkileşim içinde olan dünya kentleri içinde İstanbul da bir “palimpsest” kent olarak, an be an değişen, eskileri üzerine yan yana/üst üste/iç içe eklemlenen yeni katmanlarla geleceğe aktarılıyor. Her gün birbirinden farklılaşan biçimlerde yeniden üretebilme gücüne sahip olduğumuzu varsaydığımız kentler ve kentsel mekânlar, geçmişin, bugünün ve öngörülen geleceğin izlerini biriktiriyor. Bu çok katmanlı yapısıyla İstanbul, geçmişten geleceğe alternatif manifestoların üretilmesine, aktarılmasına, çoğalmasına sahne oluyor.

Bu bağlamda, Bienalin ana teması olan Bir yandan yeni bir gelecek hayal ederken öte yandan kendini geçmişin üzerine inşa edip aynı zamanda onu yeniden yorumlayarak değişime önayak olan ve böylelikle süreç içinde her ikisini de değişime uğratan manifestolar (metinler, eylemler, hizmetler, nesneler veya başka şeyler) üretmek” ifadesinden yola çıkarak ele aldığımızda, yüzyıllardır yaşadığımız fiziksel çevreyi biçimlendirme işiyle uğraşan biz mimarlar/tasarımcılar da kente yeni katmanlar eklemiyor muyuz? Bugünü ve geçmişi referans alarak, gelecekte kullanılmak ya da yok edilmek üzere mekânlar/tasarımlar üretmiyor muyuz? İçinde yaşadığımız anın hemen öncesi artık “geçmiş” olarak adlandırıldığına göre, bu ürünler geleceğe yönelik olarak geçmişte meydana getirilen müdahaleler değil mi? Bu ürünler meydana getirildiğinde ise, “gelecekteki” kullanıcıları tarafından mekânsal pratikleri ve alışkanlıkları doğrultusunda tekrar ve tekrar üretilmeyecekler mi? 

IAPS-CSBE Network, “BIR ‘PALIMPSEST’ KENT OLARAK ISTANBUL’DA GELECEK ARTIK ESKİSİ GİBİ DEĞİL” teması çerçevesinde, bütün genç tasarımcıları ve öğrencileri, değişen ve dönüşen İstanbul’un katmanlarının geleceğe nasıl aktarılabileceği üzerine düşünmeye, diyalog kurmaya ve manifestolar üretmeye çağırıyor.

Anahtar Kelimeler: İstanbul, Palimpsest, Manifesto, Gelecek, Değişim/Dönüşüm, Süreklilik

Ana kaynakhttp://tasarimbienali.iksv.org/tr

 

Katılım Koşulları

Etkinlikler Mimarlık ve Tasarım Fakültelerinin bölümlerinden (Mimarlık, İç Mimarlık, Şehir ve Bölge Planlama, Peyzaj mimarlığı, Endüstri Ürünleri Tasarımı) akademisyen genç araştırmacılar ve öğrencilerin (lisans, yüksek lisans ve doktora) katılımına açıktır.