KÜLTÜR-MEKAN ATÖLYESİ 5

(@Salt Galata)

Atölye yürütücüleri için son başvuru: 22 Ağustos 2014

Atölye konularının ilanı: 27 Ağustos 2014

Katılımcılar için başvuru tarihleri: 4 Ağustos - 10 Eylül 2014

Atölye Salt Galata: 15 – 19 Eylül 2014

Sergi: 18 Ekim – 14 Aralık 2014

Kültür ve Mekân Sempozyumu 4 (Kolokyum, ödül töreni): 5 Aralık 2014

Kentsel mekân ve kent kullanıcılarının birlikte ve eş zamanlı olarak değişimi/dönüşümü, İstanbul’un sahip olduğu palimpsest yapının çoğullaşmasını beraberinde getiriyor. İstanbul, çok katmanlı yapısıyla geçmişten geleceğe alternatif manifestolar ve diyalogların üretilmesine zemin hazırlarken, bu üretimlerin mekânsal karşılıkları aracılığıyla ise zamansal olarak bugünle –yani gelecekteki geçmişle – gelecek arasında çoğul kesişim noktaları yaratıyor. Bu bağlamda, değişen ve dönüşen İstanbul’un katmanları bu zamansal kesişim noktaları üzerinden geleceğe nasıl aktarılabilir? İstanbul’a dair alternatif manifesto ve diyalog olanaklarının tartışılması ve böylelikle gelecek senaryolarının şekillenmesinde biz mimar ve tasarımcıların rolü ne olacaktır?

Tasarım atölyesi 5,“Bir ‘Palimpsest’ KENT OLARAK İSTANBUL’DAGELECEK ARTIK ESKİSİ GİBİ DEĞİL” ana teması çerçevesinde yapılacak olan kent okumalarını ve bu okumaların üzerinden üretilen gelecek öngörülerinin iki/üç boyutlu ürünleredönüştürülmesini kapsar. Ürünler atölye sonunda sunulacak, sergilenecek ve en iyi 10 sonuç ürün İKSV Sarı Lale Kartile ödüllendirilecektir.

İKSV 2. Uluslararası İstanbul Tasarım Bienali Akademi Programıkapsamında, Maltepe Üniversitesi ve IAPS-CSBE Kültür ve Mekan Tasarım Atölyesi 5 ekibi olarak tüm mimarlık ve tasarım fakülteleri lisans öğrencilerini15-19 Eylül 2014 tarihleri arasında Salt Galata’da gerçekleşecek olan seminer, film gösterimleri ve atölye çalışmalarında manifesto ve diyalog olanaklarını tartışmaya ve gelecek öngörüleri üretmeye bekliyoruz.

Atölye Katılımcıları için Katılım Koşulları

Ulusal Tasarım Atölyesi, mimarlık ve tasarım fakültelerinin bölümlerinde eğitim gören lisans öğrencilerinin katılımına açıktır. 2014 yılı içerisinde mezun olmuş olan öğrenciler de katılabilirler. Atölyeye katılmak isteyen öğrencilerin 10 Eylül 2014’e kadarhttps://docs.google.com/forms/d/12iBpiMdClOBHPHG2pFNeqXojIjKwisYjYoRmha8oSzI/viewform adresindeki çevrimiçi formu doldurmaları gerekmektedir.

 

Katılım Ücreti:

 Katılım ücreti 25 TL’dir.Ücret T.C Maltepe Üniversitesi, İş Bankası Marmara Eğitim Köyü Şubesi TR570006400000112650090005 IBAN Numaralı hesaba yatırılacaktır. Açıklama kısmına IKSV IAPS-CSBE Etkinlikleri-Atölye katılım ücreti yazılmalı, ayrıca Ad-Soyad ve T.C. kimlik numarası bilgileri eksiksiz olarak belirtilmelidir. Ücretin yatırıldığına dair makbuz veya yatırıldığını gösterir bir belge (ATM makbuzu, internet bankacılığı çıktısı vb.) atölye sırasında koordinasyon ekibine elden teslim edilecektir.

 

Atölye Yürütücüleri için Açık Çağrı

Etkinlik teması kapsamında farklı disiplinlerden atölyelerin yürütüleceği bu etkinlikte atölye yürütmek isteyenlerin, 22 Ağustos 2014 tarihine kadarhttps://docs.google.com/forms/d/1qgoOt58HOW75mkkU26UweYNxb8ArnEvHB0-xTmH4Y5Q/viewform adresindeki çevrimiçi formu doldurmaları ve[email protected] adresine atölye afişlerini göndermeleri gerekmektedir.

 

Atölye Koordinasyon Ekibi

Bilgen Ataç, Maltepe Üniversitesi, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mimarlık Bölümü

E. Cemre Çelikcan, Maltepe Üniversitesi, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mimarlık Bölümü

Hale Sinirlioğlu, Maltepe Üniversitesi, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mimarlık Bölümü

Beril Sulamacı, Maltepe Üniversitesi, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mimarlık Bölümü

İletişim: [email protected]

 

 

Kültür ve Mekan Tasarım Atölyesi 5 - Atölye İçerikleri

Atölye Tercih Formu için: https://docs.google.com/forms/d/1vm3fUDpelo4vcTJwOyYQmffBhdo3jsKuHx9NV9fdJ9Y/edit

 

1. Augmenting Galata / Yürütücüler: Burcu Biçer, Efe Gözen

Kısıtlı yapılı çevre ve kentli etkileşiminin üstüne yeni bir katman tarifi hedefleyen atölye, kentin değişimi ve dönüşümü sırasında kentlinin daha önce aktif rol alamadığı kentsel tasarıma müdahale olanaklarını araştırır. Galata’da çıkılan keşif sonrası tasarım problemini tespit eden katılımcı, mekanı başkalaştırmak üzere çevresini ve kullanıcılarını algılayan ve etkileşime geçen kentsel eklentiler tasarlayacaktır. 

Hareket, ses, ve ışık ile ilgili verilerin atölye katılımcılarının tanımlayacağı senaryolar dahilinde yorumlanıp çeşitli algılayıcılar ve geliştirme araçları (Arduino) kullanılarak etkileşimsel prototipleri üretilecektir. 
 
Katılımcıların kendi laptop’larını getirmeleri beklenmektedir. Galata keşifi sırasında katılımcıların fotoğraf makinalarını getirmeleri beklenmektedir. Atölye kapsamındaki prototip üretimi herhangi bir elektrik / elektronik bilgisi gerektirmemektedir. Atölye süresince verilecek Arduino eğitimi yeterli olacaktır.
 
 
2. Çukurbostan / Yürütücüler: Emre Özdemir, Tuğba Özkan
 
 
İstanbul Tarihi Yarımada' da konumlanan Çukurbostanlar, kent dokusu içerisinde kaybolmuş, unutulmuş benzersiz boşluklardır. Bu benzersiz boşluklar, 12 metrelik tarihi duvarlarla kentin geri kalanından izole edilmiş durumdadırlar. Zamanla çeşitli işlevlerle kullanılmış bu boşluklar kentin gelişimi ile dolmaya başlamış ve birkaç tanesi tamamen doldurulmuştur. Bir bakıma kentin geri kalanı için de durum benzerdir. Tüm boşluklar doldurulur ya da doldurulmak üzere yeni boşluklar açılır. Atölye kapsamında hedeflenen, bu ilgi çekici ve korunmaya muhtaç boşluklar üzerinden eleştirel gelecek senaryoları üretmektir. Üretimler video projection mapping yöntemi ile önceden hazırlanmış bir maket üzerine yansıtılarak temsil edilecek ve sergilenecektir.
 
 
3. Revaluate Ecoland / Yürütücüler: Orkun Beydağı, Cemre Çelikcan
 
 
Kentsel tasarım, bir çok farklı koşulun ve dinamiğin bir araya gelmesinin sonucu olarak yorumlanabilir. Sosyo-kültürel koşullar, ekonomik dinamikler, yerel veya tepeden inme politikalar kentin organik/çizgisel olmayan gelişimini etkiler. Doğal koşullar ise geçmişten beri bir yerleşimde en etkin koşul olarak kendini gösterir. Konumu, su ve maden kaynakları, tarıma elverişlilik hali gibi yaşamsal faaliyetleri sürdürmek için gerekli şartlar, şehrin doğal koşullar ile kurduğu ilişkiler ile sağlanır. Günümüze doğru geldikçe ise sanayi ve hizmet sektörünün ve teknolojik imkanların gelişimi ile sahip olduğumuz yanılgısına düştüğümüz doğayı dönüştürebilme gücü, bu ilişkilerin öneminin görmezden gelinmesine sebep olmaktadır. 
 
Devamlı büyümekte ve dönüştürülmekte (!) olan İstanbul’un su kaynakları, ormanlar, bostan arazileri, dereler gibi ekolojik bileşenleri için de aynı durum söz konusudur. Özellikle dereler bakımından zengin bir şehir olan İstanbul’da, Bizans döneminden Osmanlıya dek dere çevreleri sosyal ve kültürel hayatta önemli bir yer tutmuştur. Kent yaşamına bu denli dahil olan bu dereler sanayi ve hizmet sektörünün gelişimi ile artan nüfusa yer açmak için, çoğu yerde yol açmak için günümüzde kurutulmuş ya da kanallar içine alınmışlardır.
 
Dereler geçmişten bugüne farklı formlarda kentin bileşeni olarak varlığını sürdürüyorsa, bugün yeraltındaki derelerin yeniden form değiştirmesi daha sürdürülebilir bir kentsel tasarım sürecinin başlangıcı olabilir mi? İstanbul’un aktif topografyası, kent ve bir ekolojik bileşenin yeni formu arasında nasıl ilişkiler kurulabilir? Bir ‘palimpsest’ kent olarak İstanbul’un katmanlarının ekolojik boyutuna odaklanan atölye çalışmasında, katılımcılardan bu bağlamda ütopik veya distopik bir anlatı kurmaları, bu anlatıyı iki ve üç boyutlu teknikler geliştirerek mekansallaştırmaları beklenmektedir. 
 
 
4. Ara Kapılar / Yürütücüler: Ali Dostoğlu, Duygu Yarımbaş, Elif Belkıs Öksüz, Turan Altıntaş
 
 
Palimpsest, kent üzerinden okunduğunda zamansal ve biçimsel kent katmanları arasındaki geçişlere işaret eder. Lineer olmayan, belli bir kronolojik veya morfolojik taksonometriye uymayan bu geçişlerle kastedilen, farklı zamansal ve biçimsel katmanların, kentsel devinimlere paralel olarak, üst üste binmeleri, karışmaları, silinmeleri ve/veya yeniden ortaya çıkmalarıdır.
Atölye çalışması kapsamında kavramsallaştırılacak olan geçiş deneyimi, kendisi de bir geçiş mekanı olarak tanımlanabilecek “kapı” üzerinden ele alınacaktır. Çok katmanlı yapısı ile çalışma için uygun bir zemin oluşturan Beyoğlu'nda, farklı yıllarda inşa edilmiş, farklı biçimsel nitelikler taşıyan, seçilmiş yapılara ait kapılar, sayısal tasarım yoluyla “harmanlanacak”, ortaya çıkan bu yeni "arakapılar" üzerinden de, alanın palimpsest doğasının deneyimlenmesine çalışılacaktır. Sayısal ortamda elde edilmiş ve bir tür “baz” işlevi üstlenecek bu “melez” kapılar, katılımcılar tarafından soyutlanarak temsil edilecek, kendilerini oluşturan katmanları ifade edecek unsurlarla desteklenecektir.
Atölye çalışması ile, mevcut kentsel katmanların çözümlenmesi ve başta ilgisiz gibi gözüken mimari öğelerin yeniden -otonom bir süreç içinde- birleştirilmesiyle, gelecekteki zamansal ve biçimsel çakışmalara dair ipuçları üretilmesi hedeflenmektedir. Nitekim, geçmişin ve şimdinin kesişiminde bir yerdeki “arakapıların”, aslında geleceğe açıldığı da söylenebilir. Atölye, gelişen teknoloji ve sosyo-ekonomik dinamikler düşünüldüğünde, kentteki katmanlar arasında kurulması muhtemel yeni ilişkilere dair, sayısal tasarım düzleminde biçimlendirilen ve katılımcı deneyimiyle zenginleştirilmiş melez formların arasında oluşan kaygan ve serbest zemin üzerinde, spekülatif durumlar üretmeyi amaçlamaktadır.
 
 
5. Kesim Atölyesi / Yürütücüler: Orkan Güzelci, Ali Kemal Terlemez
 
 
2.İstanbul Tasarım Bienali kapsamında "Bir 'Palimpsest' KENT OLARAK İSTANBUL'DA GELECEK ARTIK ESKİSİ GİBİ DEĞİL" ana teması ile yapılacak olan çalıştaylardan “Kesim Atölyesi” İstanbul’da seçilecek; birçok fiziksel, tarihsel ve kültürel katmanı barındıran çalışma alanlarının kesitler yardımıyla öncelikle anlaşılmasını daha sonra tartışılmasını ve üzerine fikirler sunulmasını öngörmektedir.
 
Katılımcılar tarafından seçilmesi beklenen çalışma alanları; farklı dönemlere ait yaşantılara ve yerleşmelere ev sahipliği yapmış, sosyoekonomik ve sosyokültürel yapısı bakımından farklılık gösteren, fiziksel yapısı itibariyle hem topoğrafyanın farklılaştığı hemde yapılaşma yoğunluklarının farklılaştığı alanlar olabileceği gibi katılımcıların önerebileceği farklı katmanlaşmalara sahip alanlarda olabilir. Bu katmanlaşmalar, geçmiş ile günümüz arasında gözle görülür kentsel farklılıklar teşkil eden ve geleceğin kentin dinamiklerini etkileyecek bölgelerin ele alınması ile görünür hale gelebilir. Bu dinamikler kent içerisinde hızlı bir şekilde değişen ve gelişen ulaşım ağları, kentin farklı bölgelerinde gelişen farklı ölçeklerdeki yapılaşma, kentsel dönüşüm fikirleri gibi konularda tartışılarak ele alınacaktır. 
 
Kesit alınacak çalışma alanlarının birbiriyle fiziksel veya kavramsal olarak ilişkili olması tüm kesitlerin çalışma sonunda bir araya getirilmesiyle çalışma bölgelerinin potansiyel durumunun kendi içerisinde ve kent genelinin içinde tartışılması, genele yönelik sözler söyleyebilmek, sonuçlara ulaşmak ve öngörülerde bulunulması hedeflenmektedir.
 
Kesitlerin bu anlamda katmanlaşmaları görmemizi kolaylaştırması ve yeni anlatımlara altlık hazırlaması beklenmektedir. Çalışmada kullanılacak anlatım aracı olarak kesitler; çalışmada 2 boyutlu şematik kesitler İstanbul’un dün, bugün ve yarınına ait farklı ölçeklerdeki (yapı, bölge veya kentin bütününü etkileyen) tespitlerini, anlatımlarını ve öngörülerini içerirken, 3 boyutlu kesit maketleri fiziksel bir anlatım aracı olarak çalışmada yer alacaktır. 2 boyutlu anlatımlar, 3 boyutlu kesit maketlerinin ve tüm fikirlerin üst üste düşürülmesi sonuç ürününü ortaya çıkarması beklenmektedir. Sonuç ürünü üzerinden yapılan tartışmalarla elde edilecek sonuçlar 2-3 boyutlu anlatım araçları ve videolar yardımıyla sunuma hazırlanacaktır.
 
 
6. Özgürleştirici Bir Zihinsel Deneme: Yolda Olma / Yürütücüler: Ezgi Aydoğan, İpek Kay
 
 
Bir noktadan diğerine ulaşmak için en kısa yolların her gün üretildiği, bunun uğruna yeni kentsel politikaların geliştirildiği, yoldan çok ulaşılmak istenilen yerlerin önem kazandığı zihinsel bir süreç İstanbulluların çoğunu etkisi altına almıştır. İstanbul’un ürettiği kentsel yaşantı, gündelik tekrarları açısından döngüsel bir niteliğe sahip görünse de mekanın fiziksel deneyimi açısından beden için çizgisel bir hareket oluşturur. Bu durum, yol’u bireyin zaman deneyiminin dışına sürerek, aslında hiç yaşanmamış olması hayal edilen, niteliksiz bir yerdeğiştirme(deltaX) biçimine dönüştürebilir. 
 
Atölyede katılımcıların kendi veya gözlemledikleri yol ritüellerinden yola çıkarak bir rota belirlemeleri istenecektir. İstanbul'un geçmiş, bugün ve gelecek katmanları arasında dolaşırken değişen ve dönüşen rotalarında bazen rotalar aynı kalırken başlangıç ve bitiş noktaları değişiyor, bazen değişen sadece ulaşım araçları oluyor, bazen başlangıç ve bitiş noktaları aynı kalırken yollar değişiyor. Bugünkü günlük mekansal ritüellerimizi 20 yıl sonra nasıl deneyimleyeceğiz? Gelecek öngörülerimiz bugün için bir müdahele gereksinimi doğuruyor mu yoksa artık hiç müdahale etmesek mi? 
 
Atölye kapsamında katılımcılardan belirledikleri bu rotayı yeniden deneyimlemeleri ve seçtikleri rotayı neden seçtiklerini ve nasıl ele aldıklarını anlattıları bir metin ile birlikte 2-3 boyutlu ifade yöntemlerini kullanarak okunabilir temsiller üretmeleri beklenecektir. Zamansal nokta olarak değerlendirilecek bu rotaların oluşturduğu 
bedensel ritüellerin dünden bugüne dönüşümleri katılımcıların kendi belirledikleri kurallar aracılığıyla keşfedilerek, yolun zamansal deneyime sızmasına yol açacak özgürleştirici geçitler ile yeni bir yarın kurgusu oluşturulması amaçlanmaktadır.
“Gerçekdışı olmak şöyle dursun, mundus immaginabilis [hayal edilir dünya] tam da mundus sensibilis [duyulur dünya] ile mundus intellegibilis [düşünülür dünya] arasında kendi gerçekliğine sahiptir ve hatta bu iki dünyanın iletişiminin koşulu, yani bilginin koşuludur.”
Çocukluk ve Tarih Deneyimin Yıkımı Üzerine Bir Deneme
Giorgio Agamben
 
 
7. Eski Karaköy'lüler Yeni Karaköy'lüler / Yürütücüler: Zelal Zülfiye Rahmanalı, Beril Sulamacı
 
 
Eski Karaköy’lüler Yeni Karaköy’lüler, bir semtte süregelen dönüşümün aktörlerini ve yaşamsal karşılıklarını ele almaktadır.
Kentleri zaman içinde oluşturan çoklu katmanlar, kentin kendine özgü kimliğinin oluşmasında rol oynarlar. İstanbul’un çoklu katmanlarına baktığımızda deniz, kentin şekillenmesindeki rolünü yüzyıllar boyunca sürdürmüştür. Denizin şekillendirdiği bölgelerden biri olan Karaköy, bütün dönemlerde liman olma durumuyla, İstanbul’un siyasi, kültürel ve ticari ilişkilerinde etkili olmuştur. Karaköy’ün deniz ile kurduğu ilişki, bölgenin imgesini oluşturarak fiziksel ve işlevsel olarak varlığını göstermiştir.

Limanların olduğu bölgeler ağırlıklı olarak ticaretin gerçekleştiği ve kentin diğer kentlerle ilişki kurduğu yerlerdir. Dolayısıyla, liman bölgelerinde kent mekanının dönüşümü ağırlıklı olarak ticaretle ilişkilendirilebilinir. Tarih boyunca Karaköy Limanı’ndaki ticaret faaliyetlerinin akışındaki ve içeriğindeki değişiklikler, hem fiziksel hem de sosyal açıdan İstanbul’un ve Karaköy’ün katmanlarının oluşmasında kalıcı olarak yerini almıştır. Günümüzde, Karaköy’ün ticari liman olma durumunu kaybetmesiyle birlikte ticaretin içeriğinin ve aktörlerinin de değiştiği gözlemlenmektedir. Eski Karaköylüler’in yerini Yeni Karaköylüler almaktadır. Eski mekanlar yeni mekanlarla, eski ilişkiler yeni ilişkilerle yer değiştirmektedir. Bir palimpsest kent olarak İstanbul’da gelecek artık eskisi gibi değildir.

Değişimin aktörleri ile başlayacak bir iz sürme ile yapılacak okumalar, beraberinde gelecek öngörülerine dair ipuçları verecektir. Değişimin ve dönüşümün bölgedeki yansımalardan çıkacak olan tespitler görselleştirilerek, haritalanarak ve metne dökülerek gelecek öngörüleri oluşturulmaya çalışılacaktır. Ortaya çıkacak olan görsel ve yazılı ürünler, bağımsız ve alternatif bir yayın biçimi olan [fanzinde] toplanarak bir manifesto niteliğinde İstanbul’a ve Yeni Karaköylüler’e ulaşacaktır.

[fanzin] Türkçede "Fanzin" olarak kullanılan "fanzine", genelde belirli bir konu üzerine işlenen yapıtlardan (yazı, resim, fotoğraf, karikatür, vb.) oluştuğu gibi, değişik ve çeşitli konuların yapıtlarının da bir araya gelmesiyle oluşabilir. Her türlü materyal kullanılarak oluşturulabilen fanzinler tek sayfalık olabileceği gibi birbirine zımbalanmış, iğnelenmiş çok sayıda sayfadan da oluşabilir. Fanzin, İngilizce FANatic ve magaZINE kelimelerinin kısaltılmasıyla oluşturulan finansal kaynaklardan ve hiyerarşik yapılardan uzak alternatif bir basılı materyeldir.
 
 
8. ‘Övülen’ ve ‘Yerilen’ Mekanlara İmgelemle Gelecek Senaryoları / Yürütücü: Kağan Günçe
 
 

Silinmiş olanların yanı sıra hala çok katmanlı yapısını üzerinde barındıran İstanbul, yeni katmanları da bünyesine alabilecek niteliklere sahiptir. Oda ölçeğinden şehir ölçeğine kadar uzanan pek çok yaşanmışlığa sahip İstanbul, dinamik ve devinen bir yapı içerisindedir. Birçok medeniyetin izlerinin bulunduğu İstanbul’da, yaşanmışlığın simgesi olarak ön plana çıkmış birçok yapısal değerin yanı sıra, mütevazı ama mesafeli olsa da yaşamın içinde var olma mücadelesi veren değerler de vardır.

Atölye çalışmasının temel amacı, yaşanmışlığı olan mekanların genel kontekst içerisindeki yeri ve önemi vurgulanarak, hem döneme ait hem de mekana ait sosyal, kültürel, fiziksel, ekonomik, politik, toplumsal ve teknolojik içerikli katmanları sorgulanarak retrospektif bakış bütünlüğü ile imgelemler yapılacaktır. Sorgulamaların ve imgelemlerin yapılacağı yaşanmışlığı olan yapılar ‘övülen mekan’lar olabileceği gibi ‘yerilen mekan’lar da olabilir.

Gaston Bachelard’ın ‘Mekanın Poetikası’ adlı kitabında da vurgulandığı üzere ‘mekan sadece olgusallığı ile değil, imgelemin bütün kayırıcılkları ile yaşanmış ve yaşanacak olandır’ yaklaşımından yola çıkılarak seçilen mekanların bütüncül bir yaklaşımla geleceğe yönelik kavramsal senaryolar kurgulayarak görsel mesajlara dönüştürülmesi ve üretilen çalışmaların görsel metin olarak (poster) yapılandırılması hedeflenmektedir.

Hedeflenen amaca ulaşabilmek için öncelikle ‘övülen mekan’, ‘yerilen mekan’, ‘imgelem’ kavramlarının yanı sıra ‘Mekanın Poetikası’nda kullanılan temel kavramlar tartışılarak atölyenin felsefik temeli oluşturulacaktır. Bu oluşturulan temele dayalı olarak gözlem, biliş, röportaj, kısa araştırmalar ve etnografik araştırma yaklaşımı ile oda ölçeğinden şehir ölçeğine kadar uzanan yelpazeden hikayesi ve yaşanmışlıkları olan mekanlar seçilecek üzerinde çalışılacaktır.

9. neoISTANBUL / Yürütücüler: Oğuz Orkun Doma, Behiç Can Aldemir

“Bir Palimpsest Kent Olarak İstanbul’da Gelecek Artık Eskisi Gibi Değil” teması doğrultusunda atölye konusu olarak belirlenen “neoISTANBUL”, artık eskisi gibi olmayan yeni İstanbul konusunda mimarlık, kentsel tasarım ve ilgili tasarım öğrencilerinin gelecek kent öngörülerini sunacakları bir kurgusal İstanbul yaratma projesidir.

Atölye kapsamında incelenen kent parçası, Galata-Taksim aksıdır. Katılımcılardan gruplar halinde varolan kent üzerine okuma ve dokümantasyonlar yapmaları; inceledikleri mekansal ruh hali, atmosfer, kültürel referanslar ve gerçek dünyadan aldıkları esinlenmelerle, atölyede yapılacak okumalar üzerinden kendi gelecek öngörülerini bir araya getirmeleri beklenmektedir. Ortaya çıkan üründe güncel referanslar, çevre ve sosyal karakteristikler üzerinden ortaya konulacak ütopik/eutopik/distopik neoISTANBUL’un üç farklı düzlemde [kent haritaları, silüet ve konsept perspektifleri] ifade etmeleri ve bu kenti ve dört farklı katmanda [mekansal strüktür, işlevsel, interaktif ve algısal] inceleyecek bir anlatı senaryosu oluşturmaları beklenmektedir.

Katılımcıların fotoğraf makineleri, eskiz malzemeleri ve dizüstü bilgisayarlarıyla katılması beklenmektedir. Temel düzeyde Photoshop ve Sketchup bilgilerine sahip olması tavsiye edilir.